efsane arşivleri - kesfetmekicinyasa.net https://kesfetmekicinyasa.net/tag/efsane/ Gezi, tarih ve sanat... Sat, 11 Jan 2020 13:28:27 +0000 tr hourly 1 https://kesfetmekicinyasa.net/wp-content/uploads/2020/01/cropped-logo-32x32.png efsane arşivleri - kesfetmekicinyasa.net https://kesfetmekicinyasa.net/tag/efsane/ 32 32 Kraken: Efsanevi Norveç Deniz Canavarı https://kesfetmekicinyasa.net/kraken-efsanevi-norvec-deniz-canavari/ https://kesfetmekicinyasa.net/kraken-efsanevi-norvec-deniz-canavari/#respond Sat, 18 Jan 2020 05:00:00 +0000 https://kesfetmekicinyasa.net/?p=939 İskandinav mitolojisine göre Kraken, boyu yaklaşık bin beş yüz metre kadar devasa boyutlarda olan ve zaman zaman gemilere saldıran bir ahtapot ya da mürekkep balığı olarak tasvir edilir. Hatta kimi söylentilere göre inanılmaz boyutları nedeniyle su yüzünde hareketsiz durduğunda bir ada olduğu algısını vermektedir. Canavarın Doğuşu Kraken’in yazılı kaynaklarda ilk kez 1735 yılında ortaya çıktığı […]

The post Kraken: Efsanevi Norveç Deniz Canavarı appeared first on kesfetmekicinyasa.net.

]]>
İskandinav mitolojisine göre Kraken, boyu yaklaşık bin beş yüz metre kadar devasa boyutlarda olan ve zaman zaman gemilere saldıran bir ahtapot ya da mürekkep balığı olarak tasvir edilir. Hatta kimi söylentilere göre inanılmaz boyutları nedeniyle su yüzünde hareketsiz durduğunda bir ada olduğu algısını vermektedir.

Canavarın Doğuşu

Kraken’in yazılı kaynaklarda ilk kez 1735 yılında ortaya çıktığı bilinmektedir. İsveçli botanikçi, doktor ve zoolog Carolus Linnaeus’un kaleminden çıkan Systema Naturae isimli canlı organizmaları sınıflandırdığı eserinde Kraken’e de yer vermiştir. Çalışmasında Kraken’i cephalopod yani kafadanbacaklılar sınıfına koymuş ve bilimsel olarak ismini Microcosmus marinus şeklinde belirtmiştir. Her ne kadar Systema Naturae ‘nin sonraki baskılarında yer almamış da Linnaeus 1746’daki çalışmalarında Kraken’i Fauna Suecica yani “eşsiz canavar” olarak tanımlamış ve esasında şahsi olarak hiç karşılaşmadığını belirtmiştir.

Öte yandan efsanevi canavardan ilk olarak Örvar-Oddr isimli Norveç efsanesinde bahsedildiği zannedilmektedir ki hikaye 13. yüzyıla dayanmaktadır. Efsanede, isimleri Hafgufa (denizden yükselen bir adaya benzeyen yaratık) ve Lyngbakr (devasa balina benzeri yaratık) olmak üzere iki deniz canavarından söz edilmektedir. Bu canavarladan Hafgufa’nın aslında Kraken’e atıfta bulunduğu söylenmektedir.

Modern Kültürde Kraken

Modern kültürde dev deniz canavarı efsanesi bilim kurgu filmleri ve kitaplarının sıklıkla olmasa da konu etmekten çekinmediği bir karakter olarak karşımıza çıkmaktadır. Jules Vernes’in “Denizler Altında 20.000 Fersah” isimli kitabında, HBO yapımı “Taht Oyunları” tv dizisinde başta olmak üzere benzer basılı ve görsel yayınlarda rastlamak mümkündür.

Kraken Gerçeği

Modern bilim dünyası mevcut deliller ışığında Kraken efsanesindeki yaratığı reddetse de onun oldukça benzeri Norveç sularında bir kuzeninin varlığı bilinmektedir: Dev mürekkep balığı!

Dev mürekkep balıklarının boyları Kraken’in aksine bin beş yüz metreyi bulmasa da dişiler de on üç ve erkeklerde on metreyi bulmaktadır. Ki bu da yaklaşık yedi ila sekiz insanın toplam uzunluğuna tekabul etmektedir. Bu nedenle bu deniz canavarı efsanesinin de eski denizcilerin dev mürekkep balığı hikayelerinden doğmuş olabileceği düşünülmektedir.

Peki teorik olarak dev bir mürekkep balığının gerçekte bir gemiyi alabora etme şansı var mıdır? İşte belki de efsanenin asıl doğuşunu anlamak için bu kısmı irdelemek gerekebilir. Teorik olarak devasa mürekkep balığımızın otuz metre boyunda ve iki ile üç ton civarında olduğunu varsayalım. Diğer yandan eski zamanlarda okyanusu geçen gemilerin ise çok daha küçük boyutlarda olduğu bilinmektedir. Öreneğin Kristof Kolomb’a ait Pinta sadece yaklaşık on sekiz metre boyundaydı. Bu açıdan bakıldığında teorik olarak hiç de olasılık dışı gibi görünmüyor. Nitekim 17. yüzyılda Angola kıyılarında seyreden geminin de başına benzer bir kazanın geldiği iddia edilmektedir.

Kaynaklar:
The Legendary Kraken by Bill
The Kraken
Kraken by Prof. Geller
Resim:
Kraken by LeGrimlin

0

The post Kraken: Efsanevi Norveç Deniz Canavarı appeared first on kesfetmekicinyasa.net.

]]>
https://kesfetmekicinyasa.net/kraken-efsanevi-norvec-deniz-canavari/feed/ 0
Medusa: Güzellik Abidesi’nin Korkunç Hikayesi https://kesfetmekicinyasa.net/medusa-guzellik-abidesinin-korkunc-hikayesi/ https://kesfetmekicinyasa.net/medusa-guzellik-abidesinin-korkunc-hikayesi/#respond Sun, 13 Oct 2019 22:00:54 +0000 https://kesfetmekicinyasa.net/?p=666 Yunan mitolojisinde farklı versiyonlarda birden çok Medusa hikayesi mevcuttur. Yazımızda, bunlardan bir tanesini sadeleştirerek ve kendi yorumumla işleyeceğiz. Mitolojik çağlarda üç kız kardeşten biri olan Medusa’nın, yaşadığı dönemde gerek ölümlüler gerekse tanrılar arasında güzelliğiyle bilindiği söylenir ve güzelliği tanrıları bile kıskandırabilecek türdendir. Ancak, diğer iki kız kardeşinin aksine Medusa ölümlüdür ve sahip olduğu bu destansı […]

The post Medusa: Güzellik Abidesi’nin Korkunç Hikayesi appeared first on kesfetmekicinyasa.net.

]]>
Yunan mitolojisinde farklı versiyonlarda birden çok Medusa hikayesi mevcuttur. Yazımızda, bunlardan bir tanesini sadeleştirerek ve kendi yorumumla işleyeceğiz.

Mitolojik çağlarda üç kız kardeşten biri olan Medusa’nın, yaşadığı dönemde gerek ölümlüler gerekse tanrılar arasında güzelliğiyle bilindiği söylenir ve güzelliği tanrıları bile kıskandırabilecek türdendir. Ancak, diğer iki kız kardeşinin aksine Medusa ölümlüdür ve sahip olduğu bu destansı güzelliğin bedelini oldukça ağır bir şekilde ödeyecektir.

Güzel bir bakire olan Medusa, sadakatini Olimpos dağındaki tanrıların en kudretlilerinden biri sayılan Zeus’un kızı Athena’ya armağan etmiştir. Zeka, sanat ve barış tanrıçası olan Athena’nın tapınağından hizmet edebilmenin en önemli koşullarından biri de bakire olmaktır.

Medusa’nin güzelliği denizler tanrısı Poseidon’un da gözünden kaçmaz. Diğer yandan Athena’yı kendine rakip olarak gören Poseidon için Medusa’yı kullanmak da kaçırılmaması gereken bir fırsattır. Hislerine ve iç hesaplaşmalarına karşı koyamayan Poseidon, bir gün Athena’nın tapınağında Medusa’ya zorla sahip olur. Bu durum Athena’yı çok öfkelendirir. Athena, tapınağında böyle bir olayın yaşanmasını hem aşağılayıcı hem de haince bulmaktadır. Athena’nın en önemli kurallarından bekaret kuralı çiğnenmiştir. Bu nedenle de su götürmez sadakatine rağmen Medusa’yı derhal cezalandırmaya karar verir. Medusa’nın yalvarışları ve duaları hiçbir fayda etmeyecektir.

Athena’nın öfkesi öylesine büyüktür ki Medusa’nın sahip olduğu tüm güzelliği elinden alarak, onu çirkin bir canavara dönüştürür. Medusa’nın ipek gibi saçlarının ise her bir teli canlı birer zehirli yılana dönüşür. Güzel gözleri ise artık baktığı herkesi taşa çevirmektedir. Athena bununla da kalmayıp onun yanında durmak isteyen kız kardeşlerini de aynı kötü lanetle cezalandırır.

Zeka, sanat ve barış tanrıçası Athena’nın lanetiyle cezalandırılan kızkardeşler Sarpedon adasına dönerler. Adayı nadiren terk eden Medusa’nın hayatı baştan aşağı değişmiştir ve kaderi ona yeni bir görev vermiştir. Bu duruma düşmesine sebep olan Poseidon’a olan nefretiyle ve ondan intikam alma açlığıyla, kendisini yakalamak ve başını bedeninden ayırmak isteyen tüm erkekleri bakışlarıyla taşa çevirir.

Ve Perseus…

Pek çok kelle avcısı için öldürülmesi gereken şeytani bir av haline gelen Medusa, kimseye kurban olmamıştır. Ancak, bu durum Perseus’un sahneye çıkmasıyla sonsuza dek değişmek üzeredir. Kral Polydectes, Perseus’un annesiyle evlenmek istemektedir ancak Perseus bu duruma karşıdır. Bunun üzerine Kral, Perseus’a başarmasının imkansız olduğunu düşündüğü bir görev verir: Medusa’nın kellesini almak…

Perseus’a verilen bu görev tam anlamıyla bir intihar girişimidir ancak bu görev için Perseus tanrılarına tapınarak onlardan yardım ister ve karşılığında hediyelerini alır. İntihar görevi için Medusa’nın taşa çeviren bakışlarından korunmak üzere kalkanla mükafatlandırılır. Zeus’un habercisi Hermes’ten kanatlı sandaletleri ve tanrıların demircisi Hephaestus’tan ise özel bir kılıç alır. Son olarak, ölüler diyarının tanrısı Hades de ona görünmezlik pelerinini verir. Tüm bu ganimetlerle yola çıkan Perseus, nihayet Medusa’nın hayatını sürdürdüğü Sapharose adasına ulaşır ve gizlice Medusa’nın yaşadığı mağarada başını alarak öldürür. Bu ölüm, Medusa’nın akan iki damla kanından iki tane yavrusunun filizlenmesini sağlayacaktr ki bunlardan bir tanesi mitolojide oldukça meşhur yaratıklardan biri olan Pegasus’tur.

Perseus adayı terketmek için kaçarken Medusa’nın cansız bedeni kız kardeşleri tarafından farkedilir ve katili aramaya koyulurlar. Ancak, Perseus tanrılardan aldığı yardımlar sayesinde görünmezlik pelerinini kullanarak kurtulmayı başarır.

Perseus ve Medusa’nın kesik başını tasvir eden bir heykel sanatı

Genç kahraman Perseus, eve dönüş yolunda karşısında çıkan diğer engelleri de elinde tuttuğu Medusa’nın kesik başındaki taşa dönüştüren bakışları kullanarak aşmayı başarır. Muazzam başarısı karşısında şaşkına dönen kral aynı zamanda hem planının suya düşmesinden hem de istediği kadını elde edememekten ötürü öfkelidir. Tek çare Perseus’u ortadan kaldırmaktır. Fakat Perseus, Kral ve muhafızlarını Medusa’nın başını kullanarak birer taş heykele dönüştürür.

Nihayetinde, Perseus, Medusa’nın kesik başını her şeyin başladığı yerde Athena’ya teslim eder. Böylelikle sembolik olarak da olsa Medusa ait olduğu yere, Athena’nın yanına dönmüş olur. Medusa’nın başı Athena’nın kalkanına yerleştirildiği o günden beri Medusa koruyucu gücü sembolize etmektedir.

Görseller:
“Head of Medusa Painting” photo by Painting Valley
“Head of Medusa Painting” by Glen Vause
“Perseus with the Head of Medusa” photo by Mike G

0

The post Medusa: Güzellik Abidesi’nin Korkunç Hikayesi appeared first on kesfetmekicinyasa.net.

]]>
https://kesfetmekicinyasa.net/medusa-guzellik-abidesinin-korkunc-hikayesi/feed/ 0
Estonya’nın gururu Oleviste Kilisesi’ni kim inşa etti? https://kesfetmekicinyasa.net/estonyanin-gururu-oleviste-kilisesini-kim-insa-etti/ https://kesfetmekicinyasa.net/estonyanin-gururu-oleviste-kilisesini-kim-insa-etti/#respond Tue, 08 May 2018 20:32:18 +0000 http://kesfetmekicinyasa.net/?p=420 Günümüzde Estonya’nın başkenti Tallinn’de bulunan ve bir zamanlar dünyanın en yüksek yapısı ünvanına sahip Oleviste kilisesinin kimin tarafından inşa edildiğini hiç merak ettiniz mi Efsaneye göre Tallinn’in önde gelenleri şehri bir cazibe merkezi halina getirmek istiyordu ve bunun için de dünyanın en yüksek kilisesini inşa etmeye karar verirler. Ancak, bu muazzam yapıyı inşa edecek kişi […]

The post Estonya’nın gururu Oleviste Kilisesi’ni kim inşa etti? appeared first on kesfetmekicinyasa.net.

]]>
Günümüzde Estonya’nın başkenti Tallinn’de bulunan ve bir zamanlar dünyanın en yüksek yapısı ünvanına sahip Oleviste kilisesinin kimin tarafından inşa edildiğini hiç merak ettiniz mi

Efsaneye göre Tallinn’in önde gelenleri şehri bir cazibe merkezi halina getirmek istiyordu ve bunun için de dünyanın en yüksek kilisesini inşa etmeye karar verirler. Ancak, bu muazzam yapıyı inşa edecek kişi kim olabilirdi ki? Şehrin sembolü olacak bu yapıyı emin ellere teslim etmeleri gerekiyordu. Uzun boyu ve güçlü yapısıyla dikkat çeken bir adam kendine güven dolu bakışlarıyla öne çıkar ve bu kiliseyi kendisinin yapmak istediğini belirtir. Fakat sorun şuydu ki karşılığında istediği bedel şehrin ödeyebileceğinden çok daha fazlaydı. Ancak, adam bir de öneriyle gelmiştir. İnşaatı tek bir koşulla karşılıksız olarak yapabilirdi. Eğer şehirde yaşayan insanlardan biri adamın ismini doğru bilirse yaptığı işin karşılığını almaktan vazgeçecektir.

Şehirdekilere yabancı bu adam yaptığı işte hızlı ve becerikliydi. Kimseyle gerekmedikçe konuşmuyor, sadece işine odaklanmış bir şekilde azimle çalışıyordu. Öte yandan kilise süratle inşa edilirken ödeme günü de yaklaşıyordu ve bu durum şehrin önde gelenlerinin endişelerini arttırıyordu. İşin içinden çıkamayan şehrin büyükleri çareyi bir casusu yabancının ismini öğrenmesi için görevlendirmekte bulur. Kiralanan casus derhal göreve koyulur ve yabancının yaşadığı evi bulur. İçeride genç ve güzel bir kadın bebeğine ninni mırıldanmaktadır: “Uyu, bebeğim, uyu… Olev çok yakında Ay’ı bile satın almaya yetecek kadar parayla dönecek eve.” Bunu duyan casus hızla evden uzaklaşır ve şehre doğru ilerlemeye başlar. Görev tamamlanmıştır!

Yabancı ise o esnada tüm bunlardan habersiz, kilisenin en yüksek noktasında önceki gün yaptığı haçı yerleştirmeye çalışıyordu ki aşağıdan gelen sesleri duyar: “Olev, Olev, haç düzgün değil, yamuk duruyor!” İsmini duyan adam bir anda dengesini kaybeder ve Dünya’nın en yüksek kilisesinden aşağı düşerek ölür. Ancak ismi ise bu devasa kiliseyle yaşamaya devam eder…

Resim: “Oleviste” by Nikolaj Potanin – Under Creative Commons license

0

The post Estonya’nın gururu Oleviste Kilisesi’ni kim inşa etti? appeared first on kesfetmekicinyasa.net.

]]>
https://kesfetmekicinyasa.net/estonyanin-gururu-oleviste-kilisesini-kim-insa-etti/feed/ 0