savaş arşivleri - kesfetmekicinyasa.net https://kesfetmekicinyasa.net/tag/savas/ Gezi, tarih ve sanat... Thu, 09 Jan 2020 20:17:44 +0000 tr hourly 1 https://kesfetmekicinyasa.net/wp-content/uploads/2020/01/cropped-logo-32x32.png savaş arşivleri - kesfetmekicinyasa.net https://kesfetmekicinyasa.net/tag/savas/ 32 32 Saraybosna Gülü Dikensizdir Ama Acıtır https://kesfetmekicinyasa.net/saraybosna-gulu-dikensizdir-ama-acitir/ https://kesfetmekicinyasa.net/saraybosna-gulu-dikensizdir-ama-acitir/#respond Sat, 11 Jan 2020 05:00:00 +0000 https://kesfetmekicinyasa.net/?p=925 Takvimler 28 Ağustos 1995 Pazartesi gününü gösterirken büyük bir gümbürtüyle son Saraybosna Gülü’nün tohumu da atılmıştı. Henüz ortada bir Saraybosna Gülü yoktu ancak o güle rengini verecek olan kanlar şehrin merkezinde göz yaşları ve haykırışlarla beraber sokaklardaki yerini çoktan almıştı bile. Aradan geçecek yıllara rağmen ne bu tohum unutulacaktı ne de o tohumun kırküç insanın […]

The post Saraybosna Gülü Dikensizdir Ama Acıtır appeared first on kesfetmekicinyasa.net.

]]>
Takvimler 28 Ağustos 1995 Pazartesi gününü gösterirken büyük bir gümbürtüyle son Saraybosna Gülü’nün tohumu da atılmıştı. Henüz ortada bir Saraybosna Gülü yoktu ancak o güle rengini verecek olan kanlar şehrin merkezinde göz yaşları ve haykırışlarla beraber sokaklardaki yerini çoktan almıştı bile. Aradan geçecek yıllara rağmen ne bu tohum unutulacaktı ne de o tohumun kırküç insanın canını alırken diğer yandan hayat verdiği Bosna Gülü…

Tarihte kısa bir yolculuk…

Çok değil, sizleri çeyrek yüzyıl öncesine kadar kısa bir yolculuğa çıkarmak istiyorum. Farklı etnik kültürleri ve grupları tek çatı altında toplayan Josip Broz Tito’nın ölümünün ardından Yugoslavya, zor günler yaşamaya başlamıştı. Yugoslavya, büyük slavya anlamına gelen yugo ve slavya kelimelerinden oluşturulmuştu. Ancak milliyetçi grupların bağımsızlık çağrılarıyla tansiyonlar her geçen gün tırmanıyordu. Federasyondan nispeten daha hafif yaralarla ayrılan ilk devletler Slovenya ve Hırvatistan olmuştu. Ancak Bosna komplike etnik yapısı nedeniyle o kadar şanslı olmayacaktı. Üç yıl sürecek ve yüz binlerce insanın ölümüne yol açacak kanlı bir savaşın da fitili ateşlenmişti.

Saraybosna Gülü nedir?

Miljacka (Milyatska diye okunur) nehrinin her iki yakasına kurulan Saraybosna aynı adı taşıdığı vadide yer almaktadır. Coğrafyanın bir kader olduğunu doğrularcasına savaş boyunca şehir, Sırp topçuların ateşiyle bombalanmış ve keskin nişancıların hedefi olmuştu. Günümüzde ise şehre düşen bu topların yerleri ve oluşturdukları kraterler kırmızı renk resin ile gül şeklinde işatlenerek Saraybosna Gülü olarak anılmaktadır. Saraybosna’nın bu gülleri Hollanda’nın laleleri ya da Fransa’nın lavanta tarlaları gibi canlı değildir ancak göremeyeceğiniz binlerce ruhu bünyesinde barındırmaktadır. Diğer yandan Saraynosna Gülü’nün yanı sıra yapılar da hala üzerlerindeki mermi izleri ve deliklerle yorgun bir şekilde savaşın izlerini taşımaktadır.

Savaşın üzerinden çeyrek yüzyıldan fazla geçmesine ve Saraybosna güllerinin yeni yapılanmalar veya inşaatlar nedeniyle yok olmaya başlamasına rağmen hala şehrin en belirgin sembollerindendir. Bulgaristan’ın Buzlucası ya da Polonya’nın Auswitz Kampı kadar belirgin olmasa da karanlık turizmin küçük ama bir o kadar da etkin sembollerindendir Saraybosna Gülü.

Resimler:
CE-09-29 by yeung ming

2

The post Saraybosna Gülü Dikensizdir Ama Acıtır appeared first on kesfetmekicinyasa.net.

]]>
https://kesfetmekicinyasa.net/saraybosna-gulu-dikensizdir-ama-acitir/feed/ 0
Piyanist: Bir Nazi Askerinin Gözyaşları https://kesfetmekicinyasa.net/piyanist-bir-nazi-askerinin-gozyaslari/ https://kesfetmekicinyasa.net/piyanist-bir-nazi-askerinin-gozyaslari/#respond Sat, 09 Mar 2019 19:47:53 +0000 https://kesfetmekicinyasa.net/?p=545 Önsöz: Okuyacağınız hikayedeki piyanist, İkinci Dünya Savaşı esnasında yaşandığı söylenen bir olaydan (ya da belki de şehir efsanesiden) esinlenilerek kurgulanmıştır. Piyanist: Bir Nazi Askerinin Gözyaşları Sovyet ordusu intikam ve nefret dolu bir hırsla kendilerince o kötülük dolu şeytanı yok etmek için Berlin’e doğru ilerleyişini sürdürüyordu. Neredeyse yarım yüzyıl sürecek komünist rejimin tohumları da ekiliyordu. Savaş […]

The post Piyanist: Bir Nazi Askerinin Gözyaşları appeared first on kesfetmekicinyasa.net.

]]>
Önsöz: Okuyacağınız hikayedeki piyanist, İkinci Dünya Savaşı esnasında yaşandığı söylenen bir olaydan (ya da belki de şehir efsanesiden) esinlenilerek kurgulanmıştır.

Piyanist: Bir Nazi Askerinin Gözyaşları

Sovyet ordusu intikam ve nefret dolu bir hırsla kendilerince o kötülük dolu şeytanı yok etmek için Berlin’e doğru ilerleyişini sürdürüyordu. Neredeyse yarım yüzyıl sürecek komünist rejimin tohumları da ekiliyordu. Savaş esirleri, katliamlar, tecavüzler, esir kampları, yerle bir olan şehirler, acı, korku, göz yaşı, öksüz ve yetim kalan sayısız çocuk, her yanda cesetler, moloz yığınları…  Ölümün tadını ve kokusunu tasvir edebilmek için daha kaç kelime kullanmak gerekir?

Varlığıyla korku salan ve doğrudan Hitler’e bağlılık yemini etmiş SS birliğinin mensupları da ya kaçmaya çalışıyor ya onurlarını korumak için intihar ediyor ya da son mermilerine kadar kendilerince haklı davalarını savunuyorlardı. Ancak, bu SS askerlerinden bir tanesi ise Sovyet ordusu tarafından esir olarak ele geçirilmiş ve kendisine işaret diliyle tek bir emir verilmişti: Ölene kadar piyano çalmak…

Hayatta kalmak için Sovyet askerlerine piyano çalması isteniyordu. Eğer çalmayı durdurursa öleceği açık ve net bir şekilde belirtilmişti. Savaşın dili yoktu. Her dilde ifade etmek kolaydı. Zor olansa hayatta kalmaktı. Bazen ölüme çok yaklaşıldığında ve onun soğuk nefesi hissedildiğinde hayatınızın gözünüzün önünden geçtiği söylenir. Belki de beynin kendini korumak ve hayatta kalmak için kullandığı bir mekanizmadır. Ya hayatta kalmak için bir müzik aleti çalmanız isteniyorsa?

Alman SS askeri tam yirmi iki saat boyunca piyano çaldıktan sonra göz yaşlarına boğuldu. Piyano susmuş ve havada notaların melodisi yoktu. Yerini göz yaşları ve hıçkırıklar almıştı. Neyi düşünüyordu? Ailesini mi? Bir ailesi var mıydı? Yapılan katliamları mı? Yoksa son nefeslerini solduğunu mu? Üzgün müydü? Korkuyor muydu? Yoksa nefret mi doluydu? Bu soruların bir cevabı asla olmayacak. Olsa da bir işe yararmıydı?

Birden alkış ve tezahürat sesleri duyduğunu farketti. Yirmi iki saatlik performansı için Rus askerleri onu alkışlıyor ve anlamını bilmediği kelimelerle tebrik ediyorlardı. Savaşın dili yoktu.

Sevinmeli miydi? Her şey bitmiş miydi? Savaş bitmiş miydi? Berlin düşüyor muydu? Batılı müttefikler ve Sovyetler’in ilerleyişi sürüyordu. Alman askerleri ya teslim olmak zorunda kalıyor ya da savaşırken ölüyordu. Avrupa, kan ve acıyla dolu bir kabustan uyanmak üzereydi. Savaş suçları mahkemesi kurulacak ve suçlular yargılanıp gereken cezalarını alacaktı. Ardından normalleşme süreci başlayacak ve bu kanlı savaş tahtını Soğuk Savaş’a devredecekti.

SS askeri bunların hiçbirini göremedi çünkü alkış ve tezahüratlarla tebrik edildikten sonra vurularak idam edildi.

Resim: “Detroit” by Rick Harris – Under Creative Commons license
Kaynak: ww2historia, Instagram.

0

The post Piyanist: Bir Nazi Askerinin Gözyaşları appeared first on kesfetmekicinyasa.net.

]]>
https://kesfetmekicinyasa.net/piyanist-bir-nazi-askerinin-gozyaslari/feed/ 0