Please assign a menu to the primary menu location under menu

roger bannister

Ümit BalkanYazılar

İmkansıza İnanmak: Roger Bannister

imkansıza inanmak

Roger Bannister

Roger Bannister’ı tanıyor musunuz? Hayır mı? Küçük bir ipucu vereyim. Kendisi imkansıza inanmak konusunda spor dünyasına adını altın harflerle yazdırmış biri. Bilemediniz mi? Peki, o zaman ben anlatayım. Roger Bannister, 1929 yılının baharında İngiltere, Birleşik Krallık’ta işçi sınıfı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Hayali tıp okumaktı ve ülke çapında isim yapmış üst seviye üniversitelerden birinde öğrenim görmek istiyordu. Ancak, ailesinin bunu karşılayacak maddi gücü yoktu. Bu nedenle burs kazanması gerekiyordu ki koşucu olarak kazanıp Oxford’a girmeyi başardı.

1952 yılında ise Helsinki, Finlandiya’da düzenlenen olimpiyatlara ülkesini temsil etmek için katıldı. 1500 metrede Birleşik Krallık rekorunu kırmayı başarsa da olimpiyatlardan ülkesine altın madalya ile dönmeyi başaramadı. Bannister’ı meşhur kılan bu değildi tabi ki. Hatta, bu durum onu o kadar çok etkilemişti ki bir süre koşu hayatına ara vererek pistlerden uzak durmaya karar verdi.

Nitekim bu kararı uzun sürmeyecekti çünkü kendisine yeni hedefler belirleyerek pistlere geri döndü. Hedefi büyüktü. Hatta o zamana kadar kimsenin başaramadığı ve başarmanın imkansız olduğuna kanaat getirilen bir hedefti. 1 millik (1 mil = 1.609,344 metre) pisti 4 dakikanın altında tamamlamak istiyordu ki bu tamamıyla delilikti çünkü uzmanlar hiçbir insanın bu kadar sürede bu mesafeyi koşamayacağına inanıyordu. Kesinlikle mi? İstisna olamaz mıydı? Tabii ki olabilirdi. Hava rüzgarsız ve sıcaklık 20 derece (celsius), zemin kuru ve muhtemelen İskandinavya civarında olursa belki insanoğlunun bir şansı olabilirdi. Sizce Bannister şansa inanıyor muydu?

6 Mayıs 1954

Takvimler 6 Mayıs 1954’ü gösterdiğinde maalesef bu koşulların hiçbiri yoktu. Hava soğuk ve rüzgarlıydı. Önceki gün de yağmur yağmıştı. Ancak, o yine de yarışacaktı.

6 erkek yarış pistine girdi ve başlangıç işaretinin verilmesiyle Bannister ve Brasher ön sırada başlangıç yaptı. Brasher yarışın ilk yarısını lider konumunda tamamlarken Chataway ise Bannister’ın tam arkasındaydı ancak öne geçmeyi başardı.

Bannister son etaba geldiğinde kronometreler 3.01’yi gösteriyordu.  Son etabı tamamlamak için sadece 59 saniyesi vardı.

Son düzlükte Chataway’i de geçerek liderliği yakaladı. Başarabilirdi. Dünya tamamen sessizliğe bürünmüş ve herkes nefesini tutmuş gibiydi. Koştuğu pist ve kendisinden başka hiçbir şey ya da hiçkimse yoktu adeta.

Yorgunluktan bedeninin itiraz ettiğini duyar gibiydi ancak yıllarca aldığı eğitimin ve kararlılığının etkisiyle duramayacağını, durmaması gerektiğini çok iyi biliyordu. Bitiş çizgisini geçti ve bitkinliğin etkisiyle piste yığıldı. Tam da o esnada beklenen anons yapıldı. 1 millik parkuru 3:59.4 sürede tamamlamıştı. Başarmıştı. Yeni dünya rekorunu kırmıştı. İmkansız denilen rekoru kırmayı başarmıştı. Alanında yeni bir tarih yazmıştı.

İmkansıza İnanmak

1954 yılının Nisan ayına kadar kaya gibi sağlam bir kanı, bir inanış vardı. Çünkü defalarca denenmiş ve başarılamamıştı. Bu nedenle de imkansızdı. Hiçbir insanoğlu 1 millik parkuru 4 dakikanın altında tamamlayamazdı. Fiziksel olarak bu mümkün değildi. Bu kanı artık neredeyse bir kanun halina gelmişti. Ancak, Roger Bannister piste çıktı ve yıkılamaz denen bu 4 dakikalık bariyeri yıkmayı başardı.

O zamandan bu zamana geçilemez denen bu bariyeri yaklaşık 20.000 kişi defalarca yıktı ki bunların içinde lise öğrencileri de vardı. Peki, bu kadar zorlu görülen ve hiçkimsenin geçemeyeceği söylenen eşik binlerce yıldır geçilemezken son 60 yılda ne olmuştu da 20.000 kişi tarafından geçilmişti? Ne değişmişti? Cevap çok basit: İnanış. Evet, inanış şekli değişmişti. Çünkü insanoğlu bunun başarılabileceğini görmüştü.

Aşılması imkansız bariyeri geçmeyi başaran 20.000 kişilik topluluğun her bireyi bunun daha önce başarıldığını biliyordu ve yapılabileceğine inanıyordu ki piste de bu inançla çıkmışlardı. Kalpleri yapabileceklerine dair güçlü bir inançla doluydu.

Her ne kadar imkansız görülse de ya da yapılamayacağı söylense de yeterince inanırsak hayallerimizle bizim aramızda sizce kim durabilir?

Kaynak:
Impossible Case Study: Sir Roger Bannister and The Four-Minute Mile
Roger Bannister, Wikipedia, the free encyclopedia
Roger Bannister Biography
Resim: “The Run Away” by Damian Gadal – Under Creative Commons license

0